Diş implantları, çene kemiği içerisine yerleştirilen , diş kökünü taklit eden veya diş etrafında meydana gelmiş defektlerin tedavisinde kullanılan doku dostu, sentetik veya doğal meteryallerdir. Diş implantları hakkındaki ilk bulgu 1931 yılında Honduras’ta , M.S. 600 yılları civarında yaşamış mayalara ait bir mezar kazısından elde edilmiştir. Bulunan alt çene kemiği üzerinde, kaybedilmiş üç kesici diş yerine , deniz hayvanları kabuklarından diş şekline getirilmiş parçaların yerleştirildiği tespit edilmiştir. 19. ve 20. yüzyılda değişik meteryallerden çeşitli şekillerde implantlar uygulanmaya başlanmış, ve günümüzde en son teknolojiyle üretilen ve uygulanan kemikle en uyumlu en hijyenik ve en başarılı halini almıştır. Diş implant biliminin temel hedefi; diş çekilir çekilmez implant uygulamak suretiyle çekim sonucu meydana gelen kemik erimesini önlemek ve implant yüzeyini örten maddenin kemikle çok kısa sürede ve çok kuvvetli bir bağlantı yapmasını sağlayarak protez yapılması için geçen zamanı minimuma indirmektir.Dişler kaybedildikten sonra çene kemiğinde bazı anatomik değişiklikler meydana gelir.

Alt çenede özellikle dil tarafında hızlı kemik erimeleri olur.65-70 yaşlarında total kullanan hastalarda çene kemiğinin iyice eridiği durumlarda protezin çene sinirine baskısı ağrı ve uyuşukluk meydana getirebilir.
Üst çenede içi boş olup hava ile dolu sinüs denilen yapılar mevcuttur. Kemik erimesiyle bu boşluklarla ağız mukozası arası mesafe azalır. Bu yüzden sinüslere yakın yerlere implant yerleştirilmesi zorlaşır. Üst çenede burun tabanı da diş kaybedilmesiyle ağız boşluğuna yaklaşmış olur. Diş implantlarında,son yıllarda en çok tercih edilen meteryal titanyum’dur.Titanyum çevre doku ve sıvılarla temas halindedir. Bu dokularda bulunan Ca ve P gibi mineraller ve OH radikalleri oksit tabakasının büyümesine neden olur. Çevreden katılan biyomoleküllerle yüzey arasında bağlanma kuvveti meydana gelir. Oksitlenmiş bir metal yüzeyinde bazı geri dönüşümsüz bağlanmalar ve moleküllerin sürekli değişim gösterdiği bağlanma şekilleriyle dinamik bir denge mevcuttur. Yani diş implantları çene kemiğine mekanik tutunmanın yanı sıra kimyasal olarak ta bağlanır. Hastanın daha önce geçirmiş olduğu rahatsızlıklar önemlidir. Bunlar arasında kan ve kemik hastalıkları , metabolik hastalıklar, diabettus mellitus ( şeker hast. ) ve kalp damar hastalıkları ön plana çıkar. Gebelere implant hiçbir surette uygulanamaz.
Hastanın sosyal durumu kötü alışkanlıkları daha önce hareketli protez kullanıp kullanmadıkları önemlidir.
İmplant üstü protezler implanta bağlanma şekillerine göre üç tiptir:
1-Sabit implant üstü protezler
2-Yarı sabit implant üstü protezler
3-Hareketli implant üstü protezler
Sabit implant üstü protezler ; hiç dişi olmayanlarda(total dişsizlik) , tek diş eksikliklerinde veya sonu serbest ,boş olan vakalarda implantlar üzerine hazırlanarak yapıştırılan kuron yada köprü şeklindeki protezlerdir.
Yarı sabit implant üstü protezler, gerektiğinde hekim tarafından takılıp çıkarılabilen vidalar aracılığıyla implantların veya implantları birbirine bağayan barlarla ya da diğer ara yapılara vidalanabilinen kuron ve köprülerdir.
Hareketli implant üstü protezler ise; implant destekli barlar veya diğer retantif ataşmanlara bağlanan , yükün implantlar ile dişsiz çene arasında paylaşılmasını sağlayan protezlerdir.
İmplantların bakımı; diş eti iltihabı periodontitis gibi hastalıklar engellemeli tedavi edilmelidir . Plak ve diş taşları uzaklaştırılır. Ağız hijyeni düzenli ve titiz bir şekilde uygulanmalıdır. Her 3 – 6 ay arasında klinik kontroller yapılır.








Implant

